Deneme


AKP’yi İstemiyoruz Mitingi Ve Dinci Basın
6 Mart, 2008, 1:33 am
Kategori: Uncategorized | Etiketler:

Pazar günü yapılan mitingle ilgili Sol Gazetesinde çıkan haber.


Dinsiz/dinci basının etekleri tutuştu
4 Mart 2008, Salı

Pazar günü İstanbul Kadıköy’de yapılan ve gericiliğe karşı güçlü bir duruş sergilenen “AKP’yi İstemiyoruz” mitingi dinci basını rahatsız etmiş görünüyor. Bilindik yöntemlerle mitinge çamur atmaya çalışan dinci gazeteler, mitingi düzenleyenleri hedef göstermeyi de ihmal etmiyor.

resim

HABER MERKEZİ Önceki gün İstanbul kadıköy İskele Meydanı’nda yapılan, onbinlerce insanın katıldığı “AKP’yi istemiyoruz” mitingi ve bu mitingde güçlü biçimde sergilenen gericilik karşıtı duruş, dinci basını rahatsız etti. Bu kitlesellikte bir mitingi görmezden gelemeyen dinci gazeteler, bir yandan mitingi sayısal olarak küçük göstermeye ve çeşitli biçimlerde karalamaya çalışırken, diğer yandan da mitingin düzenleyicileri ve katılımcılarını gerici güçlere hedef gösteriyorlar.

On binlerce yurtsevere “çete” yakıştırması
Kendi sloganı “hayat aslında bugünden ibarettir” olan Bugün gazetesi, “AKP’yi İstemiyoruz” mitingine katılan yirmi bini aşkın yurtseveri “kaos çıkartma çetesi” olarak niteledi.

Şubat ayı boyunca üniversitelerde yapılan AKP karşıtı eylemlerin kampüs kampüs gezen “30 kişilik bir provokatör gurubu” tarafından gerçekleştirildiği yönündeki akıl dışı iddiaları yinelemeye devam eden gazete, ayrıca TKP’li öğrencilerin 32. Gün ve Genç Bakış isimli televizyon programlarında düşüncelerini ifade etmiş olmalarından da rahatsız olmuş görünüyordu. TKP’lilerin bu programlarda “provokasyon için kolaylıkla fırsat bulduğu” uyarısını yapan gazete, ayrıca “geçmişte başörtüsü yasağına karşı net açıklamalar yapan Özgürlük ve Demokrasi Partisi ile TAYAD gibi bazı sivil toplum örgütleri”ni de “son tartışmalarda sessiz kaldıkları” gerekçesiyle kınadı.

Haberde mitingdeki konuşmalardan yalnızca TKP Genel Başkanı Aydemir Güler’in açılış konuşmasına yer veren, orada da haberin önemli bir kısmını Güler’in Mehmet Akif Ersoy’un akrabası olduğunu hatırlatmaya ayıran Bugün, Güler’in konuşmasından da yalnızca kuran kurslarının ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kapatılması gerektiğini vurgulayan bölümünü haberleştirdi.

Bugün gazetesi’nin sahibi olan Akın İpek, daha önce Bergama’daki altın madeniyle gündeme gelmişti. Fetullah Gülen’in sadık adamlarından olduğu bilinen İpek, Gülen’i “devletine, milletine, ülkesine bütün kalbiyle bağlı, bayrağına aşık bir insan” olarak niteliyor.

Vakit istihbaratçı Bülent Orakoğlu’nu konuşturdu
Vakit gazetesi Bülent Orakoğlu’nun ağzından attığı “Komünist maşalar yine işbaşında” başlığıyla kapaktan girdiği haberde eski istihbaratçının 12 Eylül öncesi benzetmelerine yer veriyor. Çeteler arası mücadelede tasfiye olan, polis eskisi Fethullahçı, çömezliğinde ”nasıl provokasyon yapılır” dersi olarak incelediğine şüphe olmayan 1977 1 Mayıs’ında TKP’nin provokasyon yaptığını iddia ediyor. ABD’nin yönlendirmesiyle asker ve polisiyle devletin provokasyonu olarak neredeyse yargıda bile kabul edilmiş olan 1 Mayıs katliamını maruz kalanlara mal etmeye çalışan Orakoğlu bugün de TKP’nin üniversitelerde benzer şekilde “seyyar kışkırtma grubu” olarak niteliyor.

Liberal Zaman gazetesi idamcı savcıya kucak açtı
Öte yandan, Bugün ve Vakit’ten daha “ince” bir tutum takınmaya çalışan Fethullah Gülen’in Zaman gazetesi, yine Gülen’e ait Aksiyon dergisi tarafından Baki Tuğ ile yapılmış bir röportaja sayfalarında yer verdi. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edildiği mahkemede savcı olan Tuğ, röportajında “9 Mart 1971’de 3 milyona yakın insanı öldürmeyi hedefleyen komünist bir ihtilal yapılmaya çalışıldığı” hatta bu üç milyon kişinin daha önceden listesinin hazırlandığı ve bu listenin Milli İstihbarat Teşkilatı arşivinde olduğu gibi akıl dışı iddialarda bulundu.

Zaman gazetesi tarafından “İnanılmaz ifşaat” başlığıyla verilen röportajda Tuğ ayrıca, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam edilmesinden övgüyle söz ederken, kontrgerilla teşkilatlanmasını da “devletin kendini koruma vasıtaları” olarak niteledi.

Deniz Gezmiş’in “Türk insanını öldürelim, Rusya ile beraber bu işi götürelim” zihniyetiyle hareket ettiğini söyleyecek kadar pervasızlaşan Tuğ, bu yüzden 27 Mayıs ve 12 Mart darbelerinin kıyaslanamayacağını, Adnan Menderes’in haksız, Deniz Gezmiş’in ise haklı sebeplerden asıldığını söyledi.

Ne var ki, Tuğ’un bu akıl dışı açıklamaları Zaman okuyucuları tarafından dahi tepkiyle karşılandı. Gazetenin internet sitesinde, bu haber yayına hazırlanırken Deniz Gezmiş’e ve onun yurtsever duruşuna sahip çıkan çok sayıda mesaj atılmıştı.


Kaynak:
http://www.sol.org.tr/index.php?yazino=28996



Gani Müjde’nin Bir Yazısı
6 Mart, 2008, 1:32 am
Kategori: Uncategorized | Etiketler:

Gani Müjde’nin bir yazısı.

7,4 Yetmedi Mi?

Bir hafta önce türban protestoları sırasında “7.4 yetmedi mi?” pankartını açan sevgili kardeşime seslenmek istiyorum bugün… 20 bin insanın acısı ve cenazesi üzerine politika yapmaya kalkan “o güzel insana” bir çift sorum var. Ey mantosu uzun, aklı kısa kardeşim benim.

7.0 yetmedi mi? Senin okuduğun gazeteler yazdı mı bilmiyorum ama Amerika’nın, hani o gavur ve Hıristiyan Amerika Birleşik Devletleri’nin, hani o Siyonistlerle iş birliği yaptığı için her yerde bayrağını yaktınız ABD’nin Los Angeles şehrinde 7.0 büyüklüğünde bir deprem oldu bacım…

Neredeyse bizimkine yakın bir deprem. Bizde ayni şiddetteki bir deprem 20 bin kişi ölup 20 bin kişi sakat kalırken, gavur, Hıristiyan ve Siyonist dostu Amerika’da sadece 2 kişi yaralandı güzel ablam. Şimdi türbanlı başını ellerinin arasına alıp düşünüyor musun acaba? Sakarya gibi muhafazakar bir bölgede Allah binlerce Muslumanı öldürerek cezalandırıyorsa eğer, Hıristiyanlara ve Siyonist dostlarına niye kıyak geçiyor? Seks shoplarıyla, porno filmleriyle tüm dünyaya “seks”, “uyuşturucu” ve “günah” ihraç eden bu ülkenin Allah katında ayrıcalığı ne olabilir ki güzel annem?

Oysa adım gibi eminim Sakarya’da,Gölcük’te hayatlarını kaybedenlerin çoğu ölmeselerdi eğer sabah ezanı ile birlikte camilerin yolunu tutacaklardı. Üç aylarda oruç tutacak, Ramazan’da devrilmeyen minarelerin ışıklarıyla birlikte senin ağzına adı bile yakışmayan Allah’ın adı ile birlikte oruçlarını açacaklardı.

E nooldu şimdi? 7.0 yetmedi mi güzel ninem? Eğer her coğrafya olayını, her doğal afeti bilimin ve aklın süzgecinden geçirmeden böyle yorumlarsan bu ülkenin yarısı her deprem felaketinden sonra dinsiz olur güzel hala kızım… Fay hattında 10 katlı binalara izin veren şapşal
belediyecilik anlayısını,deniz kumundan inşaat yapan edebiyatçı muteahitleri, depreme dayanıklı konut üretme çabalarını, hırsızları, uğursuzları bir kenara bırakıp her şey ilahi
kudretin intikamı olarak açıklarsan bu deprem 10 yıl sonra gene aramızdan binlerce “dinsizi” alır gider güzel amca kızım…

Beynin var mı bilmiyorum, betonların altında inleyerek can veren 20 bin insanı, kadını, çocuğu ve bebeği bir kalemde günahkar diye silip atan kuş beynini türbanın altında görmek mümkün olamıyor cünkü ama bence bu yazıyı oku ve bütün gece uyumadan düşün. Allah’ın kullarına böyle cezalar verebileceğini hala düşünüyorsan da git Hıristiyan ol…

Çünkü senin bu mantığına göre Allah onları daha çok seviyor. “Gavurlar” hem senden daha zengin, hem de evleri tepelerine yıkılmıyor.

Gani Müjde



Star: Fethullah’ın Düdüğü
6 Mart, 2008, 1:32 am
Kategori: Uncategorized | Etiketler:

Kaynak:

http://www.sol.org.tr/index.php?yazino=28936


Star: Fethullah’ın Düdüğü
1 Mart 2008, Cumartesi

Zaman’ın kurucusu Alaeddin Kaya’nın yüzde 60 hisseye sahip olduğu Star, hükümetin ve Fethullah Gülen’in yayın organı olarak iş görüyor.

resimHABER MERKEZİ TKP’li öğrencileri hedef alan provokasyon dün gündeme gelen Star gazetesinde, Zaman gazetesinin kurucularından Alaeddin Kaya’nın yüzde 60 hissesi bulunuyor.1986 yılında Zaman gazetesini kuran ve 10 yıla aşkın gazetenin imtiyaz sahipliğini yürüten Kaya, Star’ı illk satın aldığı 2006 yılında, “Bekleyin, farklı bir gazete olacak” diye konuşmuştu.

Karaca’lı dönüşüm
Kaya, ilk iş olarak Fehtullah Gülen’e yakınlığıyla bilinen eski RTÜK Başkanı Fatih Karaca’yı “medya grup başkanlığı”na atadı.

Fatih Karaca ise, RTÜK başkanlığı döneminde TRT kanallarında dinsel içerikli yayın patlaması projesini yürüten isim olmuştu.

Karaca, başkanlığı döneminde yaptığı şu açıklamayla amacını net biçimde dile getirmişti:

“Reyting sadece ticari bir ölçüm aracı. Sosyal içerikli değil. Dini yayımlar herkesin izleyebileceği saatlerde yer almıyor. Burada TRT’ye de görev düşüyor. Vatandaşların ekran başında olduğu vakitlerde dini içerikli dizi yayınlaması ve özellikle TRT’nin bir kanalını bunun için ayırması önemli olabilir.”

TRT’nin dincileştirilmesinin ardından, misyonunu Star gazetesinde de sürdüren Karaca, gazeteyi hükümetin yarı-resmi yayın organı haline getiren çizgiye taşıdı.

AKP’nin sesi, provokasyonun aracı
Genel haber çizgisinde hükümete ve Fethullah Gülen’e sınırsız destek vermeyi ilke edinen Star, 1 Mayıs 2007′de yaşanan valilik terörünü “Disk’in Taksim inadı vatandaşı vurdu” biçiminde aktarmıştı.

Telekom grevi zamanında işçi düşmanlığıyla öne çıkan Star gazetesi, grevin sona ermesinin ardından “Telekom grevinin bilançosu” başlığıyla yayınladığı haberinde “grev nedeniyle kaybolan” işgünü sayısını hesaplamıştı.

Üniversite Konseyleri Derneği’nin gericilik karşıtı bildirisine düşmanca bir dille saldıran Gazete, Gül’ün türbana ilişkin anayasal değişiklikleri onaylamasının ardından “Üniversiteler özgürlüğe açıldı” başlığını atmıştı.

Gazete, Başbakan Erdoğan’ın Köln’de yaşayan Türklere hitaben yaptığı “asimile olmayın” çağrısını da “Özgürlük Manifestosu” başlığıyla vermişti.